Halkidiki
Halkidki

Merhaba Arkadaşlar,

Sizinle araç ile Halkidiki seyahati deneyimlerimizi paylaşacağız.Biz seyahatlere genellikle uçakla gitmeyi tercih ederiz ancak bu defa araç ile Yunanistan macerasına atılmak istedik. Eğer Atina tarafına gidecekseniz uçak mantıklı ancak Halkidiki ve Thassos için mutlaka araç ile seyahat etmelisiniz çünkü içeride de araca çok ihtiyacınız olacak. Biz ilk önce Thassos’a geçtik ve 3 gecemizi orada geçirdik.

Thassos seyahat deneyimimizi ve önerilerimiz için tıklayın.

Thassos’tan geldiğimiz için feribot ile kara tarafında geçtik. Feribottan Keramoti’de indikten sonra Halkidiki otobanına bağlanıyor ve yoldan hiç sapmadan devam ediyorsunuz. Yol sizi direkt Kassandra bacağına bağlıyor dikkat edin, biz yanlışlıkla o şekilde girdik 😊  Süre ortalama 2,5 saat ancak biz Selanik’e uğradığımız ve Atatürk’ün evini gördüğümüz için biraz geciktik. Size de bu kadar yaklaşmışken mutlaka girişte yada dönüşte uğramanızı rica ederiz.

Halkidiki üç bacaktan oluşuyor biz daha sakin olduğu için neo marmaras bölgesini seçtik. ( orta bacak ) Otelimizi yine bacağın girişinde seçtik. “Star Paradise Hotel” yine tüm ihtiyaçlarımızı karşılayan bir Otel oldu. Öncelikle denizi görmese de sahile çok yakın ve güzel bir gün batımı manzarası eşliğinde güzel plajlar ve restoranlar var. Diğer taraftan merkeze çok yakın, yine yürüyerek merkeze ulaşabilir. Biz de hemen otele yerleşip kendimizi merkeze attık. Harika bir liman ile güzel tesisler bizi karşıladı.

Halkidiki’ye giderken aşağıdaki detaylara dikkat edin;

  • Kahvaltı kültürü yok dolayısı ile yanınızda peynir götürmenizi önemle tavsiye ederim. Otellerin çoğunda odada küçük mutfak bulunuyor, böylelikle kendi hazırlıklarınızı yapabilirsiniz. Biz ekmek, jambon gibi pek çok malzeme aldık ve plaj için kendi sandviçlerimizi bile hazırladık 😊
  • Her Avrupa seyahatinizde yapmanız gereken gibi yanınızda bolca poşet götürün. Bildiğiniz gibi gelişmiş ülkelerde plastik kullanımı minimumda tutuluyor. Marketlerde alışveriş yaptığınızda poşet için boşuna ekstra ücret ödemeyin.
  • Gitmeden önce mutlaka soğutucu dolaplı çanta edinin, biz Decathlon’dan aldık, üstelik oldukça ucuz. İçerisine biraz da buz takviyesi yapın. Güneş altında bile 7-8 saat dayanıyor. Gitmeden önce hiçbir yerde okumadım ama böylelikle yanımıza su, sandviçlerimiz, birkaç bira ve kola alabildik. Hemen hemen herkes de bu yöntemi uyguluyor, yanınıza almadan giderseniz gidince pişman olursunuz bizden söylemesi.
  • Kendinize açılıp katlanan sandalye ve bir masa edinin, tesisin olmadığı ama çok güzel gün batımı geçirebileceğiniz koylar mevcut. Çantanız ve sandalyeleriniz ile rahatlıkla takılırsınız. Yine Decathlon’dan edinebilirsiniz.
  • Mutlaka sinek ilacı alın, acayip sinek var. Gitmeden önce hiçbir yerde bunu da okumadım. Nasıl bu kadar sinek var anlamadım ama plajda yatamaz hale geliyorsunuz. Sonra gidip marketten almak durumunda kaldık, TL ye çevirince bize göre pahalı o nedenle Türkiye’den alın.
  • Bize suları lezzetsiz geldi ve biraz da pahalı, araba bagajına alın atın Türkiye’de.
  • Mutlaka ama mutlaka deniz gözlüğü ve snorkel edinin, akvaryum gibi berrak denizine girdiğinizde edindiğinize çok memnun olacaksınız.

Yola çıkmadan önce yapmanız gerekenler;

  • Araç sigortası = Mutlaka yaptırmanız gerekiyor. Biz TL karşılığı olarak 290 TL ödedik.
  • Sağlık sigortası = Mecbur değilsiniz ancak önlem amaçlı yaptırmanızı her seyahatiniz için öneririz. Aksi durumda herhangi bir hastalık veya kaza durumunda çok yüksek ücretler ödersiniz. Kişi başı:7€ luk bir sigorta işinizi görür. Seyahat acenteleri yapıyor. Eğer yapamazsanız sigorta şirketleri aracılığı ile yaptırabilirsiniz.
  • Çıkış pulu mutlaka her yurt dışı çıkışınızda almanız gerekiyor. Oturumunuz yoksa mutlaka soruyorlar. Hava limanında bunu satan bankolar var. Hava limanında bulunduğunuzda bolca alın, tarihi geçen bir pul değil, ihtiyaç anında kullanırsınız yada internetten kredi kartınızla alabilirsiniz. Bu şekilde aldığınıza A4 çıktısı olarak yanınıza alabiliyorsunuz. Tanesi 5€ civarındaydı ancak yeni zam ile tanesi 50 TL oldu. Eğer elinizde eski pulunuz var ise; hava limanında
  • Schengen vizesi
  • Yeni çipli ehliyet
  • Tabi ki pasaportlar 😊

Halkidiki’de Benzin Ücreti: 100 Oktan litresi 2 €

5.GÜN

İlk durağımız Kalamitsi sahili. Burada yan yana pek çok tesisli beach var yine şezlong ücreti yok sadece sipariş vermeniz gerekiyor. Halkidiki Thasos’a göre daha ucuz. Biz burada 3 adet 50lik mtyos bira bir club sandwic ve bir kolaya 20€ ödedik. Dışarıdan çantanızı kabul etmiyorlar ama biz yine de Türklüğümüzü yaptık çantamızda getirdiğimiz abur cuburlarımızı atıştırdık, bir şey söylemediler. Akşam üzeri buradan ayrılıp Orange Beach’e geçtik.

Orange Beach mutlaka görmeniz gerekiyor. Gitmeyeni dövüyorlar o derece 😊 bana kalırsa çok kayalıklı ve tehlikeli ancak tam bir doğa harikası. Görün, suyuna girin ve dönün 😊 biz orada akşamüzeri gittiğimiz için çanta ve sandalyelerimizle takıldık. Tesis var ancak fiyatları diğerlerine göre biraz daha yüksek. Kayalıkların tepesinde kokteylleriniz eşliğinde güzel bir gün batımı geçirdik.

Orange Beach

6.GÜN

Son tam günümüzü plajları gezerek değerlendirmek istedik. Halkidiki ana karaya da bağlı olması ve daha büyük olması nedeniyle çok fazla tesisleşmiş. Bacak boyunca dolaşarak pek çok beach ve küçük kasaba bulabilirsiniz. Hepsini gezdik. Deniz her yerden gerçekten çok güzel. Biz Mannusu Beach’e uğradık. Akti oneirou camping’in içerisinde kalıyor. Burası luxury bir mekan. Girişte kişi başı 4€ ödemeniz gerekiyor. İçeride içecekler ekstra ücretlendiriliyor. Bir de Talgo Beach’i luxury sevenler için öneririz. Burada da giriş için 5€ ödemeniz gerekiyor. İçecekler ekstra.

Biz tercih etmeyip otele yakın olan Aqua Heaven Beach’e oturduk. Ana yolda hemen sağda kalıyor. Beache inmek için ayrıca bir yola sapmanız gerekmiyor. Yaklaşıp yukarıdan bakınca harika sahili görüyorsunuz. Oldukça nish ve küçük bir plaj. Kesinlikle uğramalısınız. İki kişi için 8€ tutarında sipariş vermeniz yeterli. Sonrasında siz çağırmadıkça yanınıza uğramıyorlar 😊

Akşam yemeği için Otele yakın olan Fish Tavern Limenaki restoranı seçtik. Kendi şarapları ve deniz balıkları çok şahane. Manzara da üzerine cabası.. Kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Bölgenin pek çok güzel restoranı var aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz. Ama biz uzun araştırmalar ve tecrübemize dayanarak kesinlikle FishTavern Limenaki’yi tavsiye ediyoruz.

7.GÜN

Tatilimizin bittiğine üzülerek dönüşte bir de Kavala’ya uğrayıp orayı gezmek istiyoruz😊

Kavala Liman

Kavala’yı da gezdikten ve orada da deniz ürünleri yedikten sonra dönüş yoluna geçtik. İpsala sınır kapısında 5-6 km kadar kuyruk olduğunun haberini alınca, bir diğer giriş olan Pazarkule’ye devam ettik. Burası İpsala’ya göre 90 km daha uzak. İpsala’ya doğru giderken Soufli çıkışından çıkıp köylerin içerine giriyorsunuz. Mutlaka bu şekilde dönmenizi öneririz, yoksa bir haftalık tatilinizde depoladığınız enerjinizi sınır kapılarında tüketmeyin 😊Biz ilk arabaydık giren 😊 ve direk Edirne’nin içerisine çıkıyorsunuz.

Bizim planımızı izleyerek seyahat ederseniz, lütfen yorumlarınızı bekliyoruz. Şimdiden iyi tatiller 😊

Halkidiki’de nerede yemek yenir?

Halkidiki’de hemen hemen her plajda restoran bulunuyor, ayrıca sadece restoran olarak hizmet veren çook sayıda işletme mevcut. Ancak biz uzun araştırmalar sonunda gitmeye karar verdiğimiz ve çok memnun kaldığımız aşağıdaki restoranları özellikle öneriyoruz.

Fish Tavern Limenaki = Mutlaka uğramalısınız. Sahile de masa atıyorlar. Servisi oldukça hızlı. Önceden rezervasyon yapmanızı öneririz yoksa yer bulamayabilirsiniz.

Fish Tavern Limenaki Restaurant

Tzitzikas Tavern = Ahtapot, baby kalamari, fetalı kızarmış kabak, tzitzikas salata. kendi sipecial tatlı şarabı 0,50 lik. 200 lük polomari uzo içtik 50’90€ hesap ödedik. Diğer restoranlarda olduğu gibi porsiyonlar çok büyüktü ve house şarapları gerçekten harika. Önceden rezervasyon yapın ve mutlaka gidin😉

Tzitzikas Tavern Restaurant

To Simadi Fish Tavern = Neos Maramras’ta yer alan harika bir balık restoranı. Bizim otelimize de çok yakındı. O kadar çok beğendik ki, sonraki gün yine gitmek istedik. Plajda masaları, muhteşem bir gün batımı manzarası, Türkçe menü ve Türkçe bilen çalışanları.. Sonunda tatlı yada meyve ikram ederek de gönlümüzü iyice fethettiler. Rezervasyonsuz sakın gitmeyin. Rezervasyon ile denizin yanındaki masalardan isteyin.

The Simadi Fish Tavern

Halkidiki en azından bir kere görülmesi gereken bir yer. Çok çok güzel zaman geçireceğinize bahse varız.

Keyifli seyahatler dileriz 🙂

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here