Roma Seyahati
2 Gece 3 Günlük Roma Turu ve Roma Gezilecek Yerler

Avrupa seyahati denilince Roma’ya gitmemiş olanları dövüyorlar bildiğiniz gibi 😊 Bize göre de mutlaka gidilmesi ve görülmesi gereken bir şehir. Her sokağından her köşesi ve her çeşmesinden tarih akıyor. İşin en güzel tarafı da tabi bu tarihi oldukça güzel korumuş olmaları.

Siz de bizim gibi bu Pandemi sürecinden sıkıldıysanız, “2-3 günlük ufak bir kaçamak yapalım, zaten kalabalık da olmaz” diyorsanız yada şu günler geçer geçmez kendinizi Avrupa’ya atacaksanız işe yazımızı okumak ile başlayabilirsiniz. Yazımızda 3 tam günlük tur programı ve program içerisinde yer alan tarihi noktaların detaylarını bulacaksınız. Biraz içimiz açılsın ama değil mi? 😊

Roma’ya her mevsim gidilebilir, ılıman bir iklimi var ancak özel tatillere dikkat edilmeli. Her ayın ilk Pazar günü müzeler ve tarihi yerlere giriş ücretsiz. Colosseum hariç yer her Pazartesi günü kapalı aynı zamanda Christmas özel tatillerde kapalı oluyor.

Roma İtalya’nın başkenti ayrıca en büyük şehri. Roma’nın adını, kenti kuran iki kardeş olan Romulus ve Romus’tan aldığı söylenmekte. Efsaneye göre, Alba Longa’nın hükümdarı olan Nimutor’un kardeşi Amulius, ağabeyini devirip yönetimi ele geçirir ve Nimutor’un kızı Rea Silvia’nın iktidara talip olabilecek erkek çocuğu olmaması için onu Vesta’ya rahibe olarak sürgün gönderir. Ancak, Rea Silvia ikiz çocuk sahibi olur. Silvia’nın Romulus ve Romus adında iki çocuğu olduğunu haber alan Amulius, çocukları Roma’nın içinden geçen Tiber nehrine, annelerinin ise hapse atar. Çocukları taşıyan sepet, nehrin kıyıya yakın bir yerinde devrilir, çocuklar çamurun üzerinde kalır ve hikayeye göre dişi bir kurt çocukları alır, mağarasına götürür, onları kendi sütüyle besler. Bu nedenle Roma’nın sembolü iki küçük çocuğa süt emziren dişi kurt olmaktadır. Ve şehrin her yerinde bunu sembolize eden heykellere rastlayacaksınız.

İkizler büyüdükten sonra durumu öğrenir ve Amulius’a kinlenirler. Sonrasında sarayı basar, onu devirir ve yönetimi büyükbabalarına iade ederler.

İkizlere ödül olarak nehre bırakıldıkları bölgede kendi şehirlerini kurma izni verilir. Ancak kente ne isim verecekleri konusunda anlaşamayan kardeşler arasında kavga başlar ve sonucunda Romulus kardeşini öldürür ve şehre Roma adını verir.

ROMA’YA NASIL ULAŞILIR?

Roma’da 2 adet Havalimanı var. Bir tanesi Fiumicino veya diğer adı Leonardo da Vinci ve diğeri Ciampino Havalimanı. Fiumicino Havalimanı şehir merkezine 26 km uzaklıkta ve bizim İstanbul Havalimanı gibi merkez Havalimanı konumunda. Her ikisinden de şehir merkezine ulaşmak için taksi, tren, metro gibi seçenekler var. Metro ve tren fiyatları  9 – 20 €uro arasında değişiyor. Otobüste ise en uygunu 6 € kadar. Merkez terminal istasyonuna giderseniz her yere rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Bu yöntemi tavsiye ederiz.

Şehir içi ulaşım ise; otobüs, tramvay, troleybüs ve metro ile sağlanıyormuş. Biz açıkçası şehirde hiç troleybüs görmedik hatta iki sene üst üste farklı tarihlerde Roma’ya gitmemize rağmen, turistik bölgelere tamamen yaya girildiği için farklı bir ulaşım aracı da pek görmedik 😊

Ama ihtiyaç duyarsanız ( ki bize göre duymayacaksınız ) metro duraklarından veya otobüs durakları önünden bilet alınabiliyor. Günlük bilet 7 Euro (gece 12’de biter). Bileti ilk kullandığınız anda aktive oluyor ve 24 saat sonra doluyor. 2 günlük 12.50, 3 günlük 18 Euro, haftalık biletse 24 Euro. Bazı otobüslerde otobüsün içerisinde de bilet alınabiliyor. Otobüslere tüm kapılardan binilebildiği gibi her kapıda da para atarak bilet alabileceğiniz kutular mevcut.

Bir de Roma Pass denilen bir kart var. Detaylarını aşağıda paylaşıyoruz ancak almanızı tavsiye etmiyoruz, bize göre Roma kesinlikle yürüyerek keşfedilecek bir şehir. 😊

Roma Pass

Turistler için hazırlanan bu paketin 2 ve 3 günlük olmak üzere iki çeşidi mevcut. 2 günlük olanı 32 Euro, 3 günlük olanı 52 Euro. 3 günlük olanı 2 müze, 2 günlük olanı 1 müze bedava giriş hakkı veriyor. Bu kartlarla ulaşım bedava. Almayı düşünürseniz seyahatinizden önce online olarak organize etmenizde fayda var.

Detaylar ve satın almak için tıklayınız.

ROMA’DA NEREDE KONAKLANIR?

Roma’da konaklama seçenekleri tabi ki çok fazla ancak konumu iyi belirlemekte fayda var. Pek çok turistik alan araç girişine kapalı ve çok yoğun trafiği ve park sorunu olan bir bölge olduğu için 2019 itibari ile bu alanı çoğaltmışlar. Dolayısı ile pek çok alana yürüyerek gideceğiniz için turistik noktalara yürüyerek gideceğiniz bir konum belirlemekte fayda bulunuyor.

Tiber nehrini de içerisine alan yuvarlağımsı bölge içerisinde kalan tüm oteller merkezi olarak adlandırılabilir.

Roma Haritası

Biraz daha yakınlaştırırsak;

Roma Haritası 2

Önerimiz aşağıdaki şekilde olacaktır;

Exe International Palace ** Biz son gidişimizde bu otelde konakladık ve oldukça memnun kaldık. Hem fiyatları makul, kahvaltısı fena değil hem de her yere yürüyüş mesafesinde. Tavsiye ederiz 😊

Eğer şehir merkezinin tam göbeğinde olalım derseniz, aşağıdaki otelleri tercih edebilirsiniz;

  • Hotel Traiano 
  • Guest House Grazioli
  • Amazing Vittoriano
  • Navona Colors Hotel
  • Hotel Piazza Venezia

ROMA GEZİMİZİ NASIL PLANLAYALIM?

Evet, şimdi gelelim nereleri gezelim ve nasıl bir plan çizelim konusuna. Bize göre Roma’da gezilecek yerleri tamamlamanız için 3 gün yeterli. Koşturmayayım, yerel şarabım ve pastam eşliğinde de çokça vakit geçireyim derseniz 4. Gün de kalabilirsiniz ancak inanın bize fazlası için gerçekten gerek yok. Hatta İtalya tatilinize devam etmek istiyorsanız hızlı tren ile 1 saatte ulaşabileceğiniz “ Napoli “ ye de gitmenizi tavsiye ederiz.

Napoli seyahati notları için tıklayın lütfen.

Aşağıda size bizim gün gün planımızı sunacağız. Eğer siz de bu planı izleyerek gezinizi tamamlarsanız zamanınızı verimli değerlendirmiş olacaksınız 😊

Özet tur programı sonrası gezilecek yerlerin detaylı anlatımını da sunacağız.

ROMA’DA 1. GÜN

İlk gün sabahtan Colosseum gezisi yapabilirsiniz. İçerisine de girecekseniz sabahtan Colosseum’a geçip, sonrasında yürüyerek Forum, Venedik Meydanı, Trevi (Aşk) Çeşmesi, İspanyol Merdivenleri’ni gezebilirsiniz.

Bu planı uygularsanız restoran önerilerimiz aşağıdaki şekilde olacak;

Öğle Yemeği Restoran Önerisi: Ristorante Re Cafè

Akşam Yemeği Restoran Önerisi: Ristorante Hostaria Al Gladiatore

ROMA’DA 2. GÜN

Roma’da ikinci gününüzde Vatican Museums and Sistine Chapel’i gezebilirsiniz. Bu program tam gününüzü alacaktır.

Öğle Yemeği için Vatikan’a çok yakın olan PapaRex Restoran’ı özellikle öneriyoruz.

ROMA’DA 3. GÜN

Roma’ya 3. güne geldiğimizde aslında hemen hemen tüm simge yapıları gezmiş olacaksınız. Bugünü de geri kalan tarihi mekanlara, gezmek istediğiniz galeri ve müzelere, alışverişe ayırabilirsiniz.

Hoş, Roma’nın tüm sokakları zaten tarih kokuyor, Arnavut kaldırımları, dar sokakları..

3. günde özellikle görmenizi önereceğimiz tarihi yapılar aşağıdakiler olacak;

  • Pantheon Tapınağı / Kilisesi
  • Capitoline Hill ( Capitol Tepesi )
  • Palazzo Nuovo
  • Palazzo dei Conservatori

ŞİMDİ, ROMA’DA GEZİLECEK YERLERİ DETAYLANDIRALIM

Colosseum ( Kolezyum )

Colosseum – Kolezyum

Adını Nero’nun Colossus adı verilen özgürlük heykelinden alan Collesseum, Roma’nın tarihi ve turistik mekanlarının başında gelmektedir. 2.000 yıl önce inşa edildiği tahmin edilen Roma’nın dev arenası pek çok idam, tiyatro oyunu, hayvan avcılığı, savaşların yeniden taklit edilmesi, gladyatör gösterileri, kanlı ayinler görmüştür. Girit kraliçesi için sex gösterileri düzenlemişler, hatta su ile doldurup su yarışları bile yapmışlar.

80 kemeri ve 55 bin seyirci kapasitesi olan Collesseum’un yapılması tahminlere göre 8 yıl sürmüş. Yapı açıldığında 100 gün 100 gece törenler düzenlemişler. Tören derken bizim şimdiki eğlence ve ahlak anlayışımıza göre düşünmeyin, o 100 günde binlerce hayvan ve insan bu törenlerde can vermiştir.

Daha sonraları ise; barınma, iş dükkanları, dini kışlalar, Hıristiyan türbeleri gibi gibi pek çok amaçla kullanılmış. 07 Temmuz 2007 tarihinden itibaren Dünya’nın Yeni Yedi harikasından biridir. Papa her yıl Paskalya öncesi Cuma günü amfi tiyatroda fener alayı düzenlenmektedir. 

Kullanıldığı malzeme nedeni ile ve yılların getirdiği yağmur ve çeşitli doğa olayları neticesinde oldukça yıpranmış hatta pek çok yerinde üst katları yıkılmıştır. Yıkılmasında taş soyguncuların da parmağı vardır. 18 YY’da taş ocağı olarak kullanılmış ve yapıdan sökülen taşlar başka yapıların malzemesi olarak kullanılmış.

Ancak aldığı tüm hasara rağmen Roma’nın ikonik simgelerinden biri olmaya devam etmektedir.

Colosseum’un biletini de önceden almakta fayda var. Online bilet alımında +2 Euro daha isteniyor ancak karşılığında kazanacağınız zamanı düşününce bundan kaçınmamanızı tavsiye ederiz 😊 

Resmi internet sitesinden: alabileceğiniz giriş biletinin fiyatı yetişkinler için 16 Euro olup, 18 yaşından küçükler ve 65 yaşından büyükler (her milletten) içinse, giriş ücretsiz. Sayfanın linki için tıklayınız.

İnternet sitesinde 18–25 yaş arası için indirimli bilet fiyatının 7,50 Euro olduğunu görebilirsiniz ancak üzgünüz sadece Avrupa Birliği vatandaşları için geçerli.

Ayrıca her ayın ilk Pazar günü de giriş herkes için ücretsiz, öte yandan bu günlerde uzun süre kuyrukta beklersiniz.

Not :  Eğer Roma Pass almış olursanız Colosseum biletleri ile Roma Forumu ve Palentine Hill’e de ücretsiz giriliyor.

Constantinus Kemeri ( Konstantin Kemeri )

Constantinus Kemeri ( Konstantin Kemeri )

Colosseum’un hemen dışında kalan kemer şehrin önemli simgelerinden biri. Roma’nın ilk Hıristiyan hükümdarı Constantin’in Maxentius’a karşı kazanmış olduğu zaferi onurlandırmak amacı ile Roma senatosu tarafından M.S.321 yılında yapılmıştır. Üç kemerli girişe sahip ve 21 metre yüksekliktedir.

Roma Forumu ( Foro Romano )

Roma Forumu

Colosseum’un Kuzey batısında yer alıyor. Tavsiyemiz Collosseum’dan başlayıp tepeyi kuzeybatı yönünden çıkmanız ve Pallatino girişindeki Titus Kemeri’nden geçmeniz. Bu noktada forumu tüm açısı ile görebileceksiniz.

İlk olarak M.Ö.46 yılında Jules Sezar döneminde Roma Forum oluşturulmaya başlanmış ancak en hareketli dönemini İmparator Agustus döneminde yaşamış. Roma İmparatorluğunun doğuşundan çöküşüne kadar tüm dönemlerine şahitlik etmiş bu forum ve tüm bu dönemlerde şehrin merkezi konumundaymış. 250 metreye 170 metre olan kalıntılar doğu ve batı olarak ikiye ayrılıyor. Kullanıldığı dönemde Roma’da başka forumlar da varmış ancak günümüze pek gelememişler. Forumlar bulunduğu şehrin ticari ve siyasi hayatının merkezi olup, sosyal gündemden veya gelişmelerden haberdar olmak isteyenlerin de bir araya geldiği yerlermiş.

Batı Roma Forumunda; isteyen herkesin halka konuşma yaptığı konuşma platformu Rostra, büyük toplantı salonu Basilica AemiliaSanta Luca e Martina Kilisesi, önemli hukuk davalarının görüldüğü Basilica Iulia, M.S 3. YY’da yapılan senato binası Curia, Jupiter’in oğullarına adanan Kastor ve Polluks Tapınağı ile Jules Sezar TapınağıDostluk TapınağıSatürn Tapınağı ve Vespasianus Tapınağı kalıntılarını görebilirsiniz.

Roma Forumu 2

Doğu Roma Forumunda ise; Vesta Tapınağı ve bu tapınaktaki kutsal ateş için nöbet tutan rahibelerin yaşadığı Vesta Bakireleri Evi, forumdan çıkarılan daha küçük arkeolojik kalıntıların sergilendiği Antiquarium Forense müzesi, İmparator Dominitianus tarafından Yahudi ayaklanmasını bastırmalarının anısına kardeşi Titus’un adına yaptırdığı Titus Zafer Takı, Santa Francesca Romana KilisesiConstantinus ve Maxentius BazilikalarıVenüs ve Roma Tapınağı ile bunu çevreleyen tarihi sütunlar, Romulus Tapınağı ve İmparator Antoninus tarafından karısı Faustina’ya adanan Antoninus ve Faustina Tapınağı yer alıyor.

PEKİ ROMA FORUMUNA GİRİŞ ÜCRETİ NE KADAR?

İsterseniz Roma Forumunu dışarıdan görebilirsiniz ancak çok ilgili iseniz ve içerisini de gezmek istiyorsanız mutlaka bilet almanız gerekiyor. Bilet fiyatları yetişkinler için 16 Euro, 18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyükler içinse giriş ücretsiz. Bu bilet ile Colosseum ve Palatino Tepesi’ni de gezebiliyorsunuz. Yukarıda da belirttiğim gibi internetten bilet alırken +2 € daha ödeme yapılması gerekiyor.

Roma Forumu 25 Aralık ve 1 Ocak tarihleri dışında her gün 08:30 itibari ile açılıyor.

Şu linkten bileti temin edebilirsiniz.

Piazza Venezia ( Venedik Meydanı )

Piazza Venezia – Venedik Meydanı

Roma şehrinin en ünlü meydanlarından birisi olan Piazza Venezia’yı mutlaka tur planınıza eklemelisiniz. İtalya topraklarında yüzyıllar boyunca Venedikliler hüküm sürmüşler ve Venedik Cumhuriyeti Papalık için, şehirde bir elçilik binası açmış. Bu elçilik binası da bulunduğu meydana da adını vermiş.

Burada, elçilik binasının önünde, 1902 yılında yapılmış olan İtalya’nın ilk kralı olan II. Vittorio Emanuella’nın atlı bir anıtını göreceksiniz. Gerçi Roma’da sadece iki Kral hüküm sürebilmiş akabinde Musolini diktatör olarak yönetimi ele geçirmiş. O da öldükten sonra 1946 itibari ile Ülke Cumhuriyet rejimi ile yönetilmeye başlanmış. Binanın iki üst köşelerinde ise; “Mahşerin Dört Atlısı” denilen heykeller mevcuttur.

Dolayısı ile Venedik Meydanında bulunan Elçilik Binası bir anıt binadır ve İtalyan askerlerinin savaşlarda kazandıkları başarılar anlatılmaktadır. Anıtın önünde hiç sönmeyen bir ateş yanar ve bunun başında askerler nöbet tutarlar. Bu bir anlamda “meçhul asker” anıtıdır. I.Dünya Savaşında ölen on bir askerin anısına yapılmıştır.

Anıta yüzünüzü döndüğünüzde: sol tarafta bulunan kahverengi bina, eski Venedik elçiliğidir ve günümüzde sanat galerisi olarak kullanılmaktadır. Bu elçilik binasında “Mussolini” ülkeyi yönetmiş ve balkonundan halka hitap etmiştir. Hatta aşağıda sizle bir video linki paylaşıyoruz, şu kalabalığa bir bakın, binlerce kişi Mussolini’yi bu Venedik Meydanında dinlermiş.

Meydanın hemen tam karşısında bulunan Videal Corso caddesi şehrin en ünlü alışveriş caddelerinden birisidir.

Meydanın sol tarafında bir “kolon sütun taş” görülüyor. Bu kolon: İstanbul-Çemberlitaş benzeridir ve İmparator Traian’ın, Datça’da (Romanya) kazandığı zaferin anısına buraya dikilmiştir. Bunun hemen arkasında ise, MS.3. yüzyılda yapılan Roma döneminin en büyük alışveriş merkezi görülüyor. O dönem için öncü nitelikte bulunan bina 3-4 katlı olarak yapılmış ve bu alışveriş merkezinin bazı katlarında yemek, bazı katlarında ise giysiler satılırmış.

Meydanın çevresinde pek çok restoran ve pub alternatifi bulabileceksiniz. Bu detayları yazarken şuan tekrar orada olmak istedim 😊

Trevi Fountain ( Üç yol çeşmesi–Aşıklar Çeşmesi–Fontana Di Trevi )

Trevi Fountain

Yapımı 1762 yılında tamamlanmış olan çeşmenin tarihi detaylarına çok girmeyeceğiz sadece iş amaçlı seyahat edenlerin bile mutlaka zaman ayırıp gördüğü, Roma’nın en çok ziyaret edilen turistik mekanı olduğunu söyleyebiliriz. Müthiş mimarisi hem barok hem de klasik mimarinin müthiş bir örneğidir. Heykellerdeki işlemeler özellikle geceleri oldukça güzel görünür.

Trevi çeşmesine “ Aşıklar Çeşmesi “ adını muhtemelen biz Türkler koyduk. Zira bizden başka bu isimle seslenen yok, çeşmenin böyle bir adı yok 😊

Çeşmeye arkanızı dönüp bozuk para atarsanız, Roma’ya tekrar gelirsiniz rivayeti de Çeşme’nin yapımından çook sonra kendi kendine oluşmuş. Aslında tarihinde bu şekilde bir efsane bulunmuyor.

Şu şekilde bir rivayet bulunuyor; Romalılar’ın kırsal bölgelerdeki kaynaklardan çıkan içme suyunu su kemerleri aracılığıyla kilometrelerce uzaklıktaki şehirlere taşımalarının tarihi antik dönemlere kadar uzanıyor.  Trevi Çeşmesi ise tam da bu su kemerlerinden birinin başlangıç noktasında yer alıyor. Hatta rivayete göre tam bu noktada Romalı genç bir kız olan bakire Trivia su arayan askerlere şehrin dışındaki su kaynağının yerini işaret ediyor. M.Ö 19 yılında İmparator Agustus tarafından yaptırılan Aqua Virgo isimli su kemerinin ise işte bu noktadan, işaret edilen su kaynağına gittiği düşünülüyor. Ayrıca Trevi Meydanı’na çıkan 3 yoldan dolayı isminin İtalyanca’da 3 Yol anlamına gelen Tre Vie kelimelerinin birleşiminden türediği de söyleniyor.

Gidin, görün, fotoğraf çekinin, akıma uyun ve para atın ancak gideceğiniz saat ve tarihe dikkat edin. Zira çok kalabalık oluyor biz ilk gidişimizde çeşmenin yanına yaklaşamamıştık 😊

Çeşmenin çevresinde küçük, dar bizim Beyoğlu-Pera’ya benzer sokaklar mevcut. İki arka sokak ise ana cadde. Orada pek çok mağaza, restoran ve cafe bulabilirsiniz. Özellikle Çeşme’nin tam karşısındaki Galateria Valentino’da mutlaka ama mutlaka dondurma yemelisiniz. Trip Advisor linki için tıklayınız.

Spanish Steps ( İspanyol Merdivenleri )

İspanyol Merdiveni

Adını bölgede bulunan İspanya Elçiliğinden alan meydan Piazza di Spagna (İspanyol Meydanı) mutlaka vakit ayırmanız gereken yerler arasında. Meydanda bir soluklanıp İspanyol Merdivenlerinde oturup dinlenmelisiniz. 1723-1726 yılları arasında Francesco De Sanctis tarafından Kral XV. Louis için tasarlanan İspanyol Merdivenleri’nin yapım amacı üst bölümünde yer alan Trinita dei Monti Kilisesi’ne meydandan ulaşım sağlamaktır.

Yine çevrede pek çok çikolata-dondurma-çay-hediyelik eşya dükkanı göreceksiniz. Bu bölge hem gündüz hem de gece oldukça hareketli bölgelerden. İlk gidişimizde havanında güzel olmasından faydalanarak saatlerce zaman geçirmiştik. Bu gidişimizde ise şiddetli yağmur nedeni ile çok vakit ayıramadık ancak yine de bana göre belki de Roma’nın işçilik açısından en güzel çeşmelerinden biri olan Fontana della Barcaccia ‘yı tekrar görme şansı yakaladım. Kayık şeklinde yapılmış olan çeşme Barok dönemin çok güzel örneklerinden.

Fontana Della Barcaccia

Vatican Museums and Sistine Chapel

Bildiğiniz gibi Roma bir Hıristiyan şehri ve Katolik kilisesinin yönetildiği yer İtalya. Vatikan’ın bulunduğu yer özerk bir bölge ve ayrı bir Ülke olarak geçiyor olsa da Roma sınırlarının tam ortasında kalıyor.  İkinci günü Vatikan’a ayırmanızı öneririz. Sabah kahvaltınızdan sonra Vatikan’a hareket edebilirsiniz. İçerisine de girmenizi özellikle öneririm. Bu noktada önceden bilet almanızda fayda var çünkü çok yoğun bir bilet kuyruğu oluyor. Bileti önceden almış olursanız da yine günün yoğunluğuna göre sıraya girmeniz gerekebilir çünkü özellikle Avrupa’daki terör hareketlerinden sonra güvenlik önlemini sıkılaştırdılar ve çantalara kadar didik didik arıyorlar 😊

Vatikan Müzesi ve Sistine Chapel için yetişkin giriş ücreti 7 €. Size içerde anlatım da yapılsın istiyorsanız indirilebilir Rome Audio Guide uygulamasını satın alabilirsiniz. Kişi başı 5 € ekstra ücreti bulunuyor. Tahmin edeceğiniz gibi Türkçe dil seçeneği yok. İngilizce, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Almanca ve Çince olarak dinleyebiliyorsunuz.

Vatikan ve Sistine Chapel için gün ve saatini de belirterek bilet almak için tıklayınız.

Müzeyi size anlatacak olan uygulamanın detaylarını incelemek ve örnek bir anlatım dinlemek için tıklayınız.

Aşağıda ayrıca kısa bir Vatikan tanıtımı linki ekliyoruz.

Eğer ilginizi çekiyorsa fresk, duvar resimleri ve heykellerini de önceden araştırmanızda fayda var. Bü-yü-le-ne-cek-si-niz ! Ayrıca mermerin bir tanesinde bizim Beyazıt’a da övgü ve teşekkür var mutlaka bulun ve görün. Rivayete göre İsa çarmıha gerildikten sonra gerçekten ölüp ölmediğini kontrol etmek için karnına bir hançer saplanıyor sonra bu hançer bir şekilde bizim Osmanlıların eline geçiyor. Beyazıt ise iyi niyet göstergesi olarak Hançeri Roma’ya gönderiyor. Vatikan’da teşekkür etmek için hançerin bir kısmını Vatikan’a getirerek Mermer üzerine yazarak Beyazıt’a teşekkürlerini sunuyor. As bayrakları as 😊

Pantheon Tapınağı / Kilisesi

Pantheon Tapınağı / Kilisesi

Tapınağın detaylarına girmeden önce nasıl ulaşırsınız ve çalışma günlerini yazalım istedik. Merkeze çok uzak değil, Trevi Çeşmesinin oradan yürüyerek gidebilirsiniz. Hatta Nehrin yakınlarında bir otelde kalıyorsanız Trevi çeşmesine göre daha da yakın olacaktır.

Pazartesi – Cumartesi günleri sabah 8.30 dan 19.30 a kadar açık. Tatil günlerinde, 09.00 13.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir. Pazar ayini 10.30 da yapılır. Kapalı olduğu günler: 01 ocak, 01 mayıs, 25 aralık. Pantheon girişleri ücretsizdir.

Peki burası neresidir? Özelliği nedir?

Tüm tanrıların tapınağı anlamına gelen Pantheon, Antik Roma’nın tüm tanrıları için yapılmış bir ibadethane. Roma’nın günümüze en az hasar ile gelmiş yapısı hatta belki de dünyada döneminin en iyi korunmuş yapısı da diyebiliriz. Daha önce içerisinde pagan figürleri varken daha sonra bu heykeller kilise tarafından kaldırılmış ve sonrasında Pantheon hayatına kilise olarak devam etmiş. 

Çapı ve kubbesi 43,3 metre olmakta ve bu yönü ile Avrupa’nın en geniş kubbesi olmakta. Tepesinde orta kısmı açık. O kısım 8,3 metredir. Bu kubbe gözü ile içeriye hem ışık girmesi sağlanır. Bu kısım Oculus olarak adlandırılıyor ve umarım yağmurlu yada karlı bir güne denk gelirsiniz zira Oculus’tan içeriye giren kar yada yağmur tanelerini seyretmek kadar keyifli bir şey yok 😊

Pantheon girişinde pembe-gri renkli orijinal 16 adet sütun mevcut. Giriş kapısı olarak kullanılan bronz kapı panoları maalesef orijinal değil, 1653 yılında IV. Peus döneminde yapılmış. 6,2 metre kalınlığındaki duvarlar, ağır tavanın yarattığı baskıyı hafifletebilmek için beden duvarlarının içine yerleştirilmiş tuğla kemerlerle desteklenmiş.

İçerisinde II.Vittorio Emanuele ve I.Umberto isimli iki kralın mezarı bulunuyor. Ayrıca Roma Rönesanas sanatının ustalarından Refaello’nun basit taştan lahti burada. Şair Pietro Bembo’nun mezar yazıtı şöyle; ” Raffaello burada yatıyor, yaşarken onun kendisini geçeceğinden korkan doğa da şimdi ölmekten korkuyor.”

Giacomo della Porta’nın tasarladığı kambur 1575 yılında Leonardo Sormani tarafından düzenlenmiş, II. Ramses’in Mısır dikilitaşı ise 1711 yılında eklenmiş.

İç mekana gelince; Kırmızı portif, sarı renkli antik ve diğer mermerler iç mekanın güzelliğini daha da ortaya çıkarıyor. Duvarı kaplayan renkli panoların yarısı orjinal, kalanlar ise röprodüksiyondur ve gerçekten bir bütünlük halinde ve çok güzeldir.

Capitoline Hill ( Capitol Tepesi )

Capitol Müzesi & Palazzo Senatorio & Palazzo Nuovo
Capitol Müzesi & Palazzo Senatorio & Palazzo Nuovo

Capitol Tepesi yine Trevi çeşmesini baz alırsanız tempolu bir hızla 20 dakika kadar yürüyerek varabileceğiniz noktada. Gördüğünüz gibi Roma çok büyük bir şehir gibi görünse de aslında yürüyerek çoğunluk bölgeyi tanıyabileceğiniz kadar kompakt.

Roma’da aynı İstanbul gibi 7 tepe üzerine kurulmuştur. Bu yedi tepenin en büyüğüdür Capitol Tepesi. Eski zamanlarda tepe Roma forumuna bakacak şekilde tapınaklar ile çevriliymiş ancak 1540 yılında Michelangelo tarafından Capitol Meydanı’nında ki yapılar San Pietro Katedrali’ne bakacak şekilde yeniden tasarlanmış.

Meydan gerçekten çok etkileyici. Tepede yer alan 1471 yılında kurulan Capitol Müzesi dünyanın en eski müzesi olmaktadır. Roma’nın kurucuları Romulus ve Remus’u emzirdiğine inanılan bronz dişi kurt heykeli Capitol Müzesinde müzede yer alıyor.

Meydanın tam ortasında Imparator Marcus Aurelius’un heykeli bulunuyor. Sol tarafta ise Palazzo Nuovo yer alıyor. Capitolini Venüsü, Ölen Galyalı ve Discobolus Palazzo Nuova’da sergilenen önemli eserler arasındadır.

Aracoeli’ye uzanan Cordanata merdivenleri, Michelangelo tarafından anıtsal, rampalı ve de çok geniş olarak yapılmış. Atlıların tepeye rahatça ulaşması için de geniş geniş yapılmış. Merdiven trabzanlarının başlangıcında siyah bazalttan iki mısır aslanı var; ayrıca Castor ve Pollox’un sunumları yer alıyor.

“Castor” ve “Pollux” a ait iki devasa antik heykel, Michelangelo’nun konumlandırdığı yerde değiller şuan, Palazzo del Quirinale tarafına yerleştirilmişler. Piazza del Campidoglio Meydanı’ndaki Palazzo Nuovo ve Palazzo dei Conservatori saraylarında sergilenmektedir. Piazza del Campidoglio’nun altındaki galeri iki binayı birbirine bağlar.

Palazzo Nuovo

Palazzo Nuovo’nunön cephesi Michelangelo tarafından tasarlanmış, ancak 1655 yılında Carlo ve Girolama kardeşler tarafından tamamlanmıştır. 1734 yılında Papa XII. Clemens Corsini, palazzonun dünyanın halka ilk halka açık müzesine dönüştürülmesini istemiştir. Palazzo Nuovo heykellere ayrılmıştır ve Capitolino Venüsü gibi en güzel yapıtların büyük kısmı Yunan orijinallerinin Roma kopyalarıdır. Ayrıca 18. yüzyıldan kalma iki büst koleksiyonu da vardır; ziyaretçiler burada Antik Yunan Filozofları ve şairlerin yanı sıra, antik Roma hükümdarlarının büstlerini de görebilirler. Capitolini Venüsü, Ölen Galyalı ve Discobolus burada sergilenen önemli eserler arasında yer alır.

Palazzo dei Conservatori

Asıl adı Palazzo Caffarelli. Bir tapınağın üzerine yerleştirilmiş. Dev sütun düzeninin kullanımını ilk olarak bu yapıda görülür; sonrasında da Saint Peter bazilikasında kullanılmış. Palazzo dei Conservatori geç Ortaçağ’da kent hâkimlerinin makamıydı. Fresklerle dekore edilmiş salonları hala siyasi toplantılar için kullanılmaktadır ve zemin katında belediye sicil dairesi vardır. Palazzo, Michelangelo’nun Piazza del Campidoglio tasarımlarını temel alan Giacomo della Porta tarafından 16. yüzyılın ortalarında yaptırılmıştır. Sarayın büyük kısmı heykellere ayrılmıştır, ancak ikinci kattaki sanat galerilerinde Veronese, Guercino, Tintoretto, Rubens, Caravaggio, Van Dyck ile Tiziano’nun eserleri görülebilir. Vaftizci Yahya (Caravaggio, 1595-6), Spinario ve Dişi Kurt bu bölümde sergilenen önemli eserlerden birkaçıdır.

Roma Çeşmelerine Bir Örnek

Roma’da maalesef ücretsiz müze & gallery bulmak zor, hemen hemen hepsi özellikle yaz ayları açılıyor ki daha çok turist gelsin daha çok para ödesin 😊

En popülerler olarak aşağıdakiler sıralanabilir. İncelemenizi tavsiye ederiz.

  • Palazzo Barberini ve Galleria Nazionale d’Arte Antica
  • MACRO Museo d’Arte Contemporary Roma
  • The National Museum of Castel Sant’Angelo
  • Galleria Nazionale d’Arte Moderna (GNAM)
  • Galleria d’Arte Moderna
  • Galleria Borghese
  • Fondazione Museo Roma (Palazzo Cipolla ve Palazzo Sciarra)
  • Scuderie del Quirinale
  • Museum of Roman Civilization
  • National Etruscan Museum
  • Maxxi
  • Villa Farnesina
  • Palazzo Doria Pamphilj
  • Castel Sant’Angelo
  • Borghese Galerisi

ROMA’DA NE HEDİYE ALINIR?

Roma Alışveriş

İtalya’da alışveriş için o kadar çok seçenek var ki.. İlk olarak hepimizin bildiği gibi İtalyanlar tekstilde oldukça iyi ve meşhur pek çok markaları var. Hermés, Bvlgari, Gucci, Prada, Cimmy Choo, Emilio Pucci, Roberto Cavalli, Ermenegildo Zegna, Malo gibi dünyaca ünlü markaların satıldığı pek çok alışveriş caddesi var. Alışveriş merkezi gibi değil de daha çok cadde üzerinde sağlı sollu yer alan bu mağazalardan indirimli fiyatlarda alışveriş yapabilirsiniz. Özellikle Temmuz ve Ocak aylarının ilk Cumartesi günü başlayan, her biri 2 ay kadar süren indirim dönemlerinde Roma’da olursanız marka ürünleri çok uygun fiyata yakalayabilirsiniz. Bu ünlü mağazaların yer aldığı caddelerin başında Via Condotti, Via Borgognona ve Via delle Carrozze geliyor.

Bunun dışında Galleria Alberto SordiHappio La RinascenteEuroma2 gibi alışveriş merkezleri de mevcut ancak Roma’ya gelmişken alışveriş merkezinetıkılmanızı tabi ki önermiyoruz.

Tekstil sektörü dışında da pek çok hediye seçeneği mevcut. En meşhuru Mercato di Porta Portese olan pek çok Pazar kuruluyor. Bu pazarlarda giyimden, oyuncağa hatta mutfak eşyasına uzanan pek çok seçenek oluyor. Bit pazarı gibi düşünebilirsiniz. Bu pazarlar 08:00’de kuruluyor ve 14:00’te toplanıyor. Denk gelirseniz harika zaman geçireceğinize eminiz.

Bunlar dışında Roma’dan hediyelik olarak harika şekerlemeler, makarnalar, peynir çeşitleri, zeytin yağlar yada çeşitli soslar da tercih edebilirsiniz.

Şimdiden iyi seyahatler dileriz, soru ve önerileriniz için lütfen bizle iletişime geçiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here